ASCO Genitourinary Cancers Symposium 2026
Bu yıl ASCO Genitourinary Cancers Symposium 2026’da klinik pratiği değiştirme potansiyeline sahip önemli çalışmalar sunuldu.
İlk olarak,
kasa invaziv mesane kanserinde Enfortumab Vedotin + Pembrolizumab kombinasyonunun değerlendirildiği KEYNOTE-B15 çalışmasında, karşılaştırma kolunda Gemcitabine + Cisplatin yer almaktaydı. Neoadjuvan tedavi sonrası sistektomi uygulanan hastalarda patolojik yanıtlar ve event-free survival (EFS) oranları değerlendirildi. Patolojik tam yanıt oranı %56’ya karşı %32 olarak saptanarak kombinasyon kolunda kemoterapiye üstünlük gösterildi. Ayrıca, olaysız sağkalım açısından yaklaşık %47 oranında risk azalması gözlendi; iki yıl sonunda kontrol kolunda hastaların %66’sı olaysız iken, bu oran çalışma kolunda %79 olarak bulundu. Bu çalışma, pratiği değiştirebilecek nitelikte öne çıkmaktadır.
Böbrek tümörleri ile ilgili olarak iki önemli çalışma sunuldu: LITESPARK-011 ve LITESPARK-022.
LITESPARK-011 çalışması, metastatik hastalarda immünoterapi sonrası tedavi yanıtlarını araştıran bir çalışmayken LITESPARK-022 çalışması, yüksek riskli böbrek tümörü hastalarında adjuvan Pembrolizumab + Belzutifan’ın sonuçlarını araştıran bir çalışmadır.
LITESPARK-011 çalışması, bir basamak immünoterapi almış metastatik renal hücreli karsinom hastalarında Belzutifan + Lenvatinib kombinasyonu ile Cabozantinib tedavisinin karşılaştırıldığı bir çalışmadır. Elde edilen sonuçlara göre progresyonsuz sağkalım 10,7 aydan 14,8 aya yükselmiş ve yaklaşık %30 oranında risk azalması sağlanmıştır. Ayrıca, 24 ay sonunda progresyonsuz sağkalım oranının %19’dan %35’e çıktığı görülmüştür.
LITESPARK-022 çalışmasında ise yüksek riskli, opere edilmiş renal hücreli kanser hastalarında adjuvan Pembrolizumab + Belzutifan kombinasyonu ile tek başına Pembrolizumab karşılaştırılmıştır. Orta-yüksek riskli, yüksek riskli ve metastazektomi uygulanmış hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Bu çalışmada 30 aylık hastalıksız sağkalım oranı %68’den %76’ya yükselmiş ve %28 oranında risk azalması sağlanmıştır. Bu sonuçlar, adjuvan tedavi açısından umut verici olarak değerlendirilmektedir.
Prostat kanseri alanında ise iki çalışma öne çıkmaktadır: PEACE-2 ve BRCAAWAY.
PEACE-2 çalışması dört kollu bir çalışma olup, lokalize yüksek riskli prostat kanseri hastalarında Cabazitaxel ile ilgili veriler sunmuştur. Bu çalışmada Cabazitaxel’in yüksek riskli hastalarda radyoterapiye ek bir katkı sağlamadığı gösterilmiştir.
Diğer çalışma olan BRCAAWAY çalışmasında ise Abiraterone + Olaparib kombinasyonunun metastatik kastrasyona dirençli prostat kanserinde sağkalıma katkısı araştırılmıştır. Sonuçlar, PARP inhibitörleri ile yeni nesil ajanların seçilmiş hastalarda sağkalım açısından fayda sağlayabileceğini göstermiştir.
Özetle, bu çalışmalar genitoüriner kanser tedavisinde yeni standartların oluşumuna yön verebilecek önemli veriler ortaya koymaktadır.