PROSTAT KANSERİ
Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanserlerden biridir ve genellikle yavaş ilerler. Prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşur. Çoğu vaka yaşla birlikte ortaya çıkar ve erken evrede belirti vermeyebilir. Moleküler düzeyde DNA onarımı, hücre döngüsü ve androjen sinyal yolakları ile ilişkili genlerdeki değişiklikler hastalığın gelişimini etkiler.
Tek bir nedene bağlı değildir. Androjen hormonunun (testosteron) prostat hücrelerinin büyümesini uyarması, yaşla birlikte biriken DNA hasarı ve genetik yatkınlık temel mekanizmalardır. BRCA1, BRCA2, ATM, HOXB13 gibi genlerdeki bozukluklar risk artışıyla ilişkilidir. Kronik inflamasyon ve çevresel faktörler de hücresel değişimlere katkıda bulunabilir.
Risk Faktörleri
- Yaş: En güçlü risk faktörüdür; özellikle 60 yaş sonrası artar.
- Aile öyküsü: Birinci derece akrabada prostat kanseri olması riski 2–3 kat artırır.
- Genetik mutasyonlar: BRCA2 başta olmak üzere bazı DNA onarım genlerindeki değişiklikler riski belirgin yükseltir.
- Etnik köken: Afrikalı kökenli erkeklerde daha sık görülür.
- Yaşam tarzı: Obezite, düşük fiziksel aktivite ve yüksek yağlı diyet riski artırabilir.
Belirtiler
Erken evrede belirti vermeyebilir. İlerleyen evrelerde:
- Sık idrara çıkma
- İdrar akışında zayıflama
- Gece idrara kalkma
- İdrar yaparken yanma/huzursuzluk
- İdrarda veya semende kan
- Kasık–bel bölgesinde ağrı (ileri evrede)
Bu belirtiler başka iyi huylu prostat hastalıklarında da görülebilir; bu nedenle tıbbi değerlendirme gerekir.
Korunma
- Sağlıklı kilo kontrolü
- Düzenli fiziksel aktivite
- Sebze–meyve ağırlıklı beslenme (özellikle likopen içeren gıdalar faydalı olabilir)
- Sigaranın bırakılması
- Aile öyküsü olan bireylerde düzenli tarama ve genetik değerlendirme